Pınar Sözer

Şirinceli Ahşap Kapı

  

Tarih: 22 Temmuz 2020 12:27

Bu yazı 33121 defa okundu

Rumlar, Mübadele anlaşmasından çok önce Anadolu’dan 26 Ağustos’ta, Büyük Taarruzdan sonra, bazıları Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndan sonra, Yunanistan’a gitmeye başlamışlardı. Yunanistan, gelenleri; tiyatrolara, kiliselere, Müslümanlara ait evlere ve camilere yerleştirdi. Yine de 200.000 kişi sokakta kaldı. Tenekeden yaptıkları barakalara sığındılar. Zamanla yerleşilen ilk köyler terk edilip yeni köyler kuruldu. Anadolu’da bırakıp geldikleri kasabaların adları yeni kasabalara verildi. Yeni işler kurulacak yeni bir dil öğrenilecek, bu yabancı ülkeye alışılacaktı. Yunanistan 1928’de nüfus sayımı yaptığında; Türkiye’den gelen Rumların 1.104.216 kişi olduğu anlaşıldı. Yunanistan’a gelen göçmenlerin yerleştirilmesi 1940’a kadar tamamlanamadı. Çok uzun yıllar sonra mübadillerin, bazıları, ne yazık ki çok azı Türkiye’deki evlerini aramaya görmeye geldiler. Diğerleri ise memleket hasretiyle ölüp gittiler. Şirince’den Yunanistan’a giden mübadiller orada yerleştikleri köye Nea Efesos (Yeni Efes)  adını verdiler. Bu, memleket hasretinin bir ifadesiydi. Biz Şirince’nin tarihini hep mübadillerin anılarında, özlemlerinde aradık, hep onların hikâyelerini dinledik. Köyde yaşayıp da orayı memleket hisseden mübadiller dışında da çok kişi vardı. Bu köye bağlanmak için yaşamak da şart değildi. Sabahattin Ali gibi, bir gün ziyarete gelip köyün yaşattığı hisleri “Sırça Köşk” adlı kitabında kelimelere dökenlerde vardı. Köyü hatırlatan bir parça eşyayı yanında taşıyarak o sevgiyi yaşayanlar da. İşte onlardan biri Fethi Bey’di.

İsmail Fethi Altay 1903 doğumlu Selçuklu Yörüklerdendi. Şirinyer Kızılçullu öğretmen Enstitüsü mezunu olup Şirince de hem öğretmenlik hem de iki dönem belediye başkanlığı yapmıştı. Bu dönemde evlendi, İlhan isimli bir oğlu oldu. Eşi vefat edince 1943’de Şirince’de Rumlardan kalan evinin malzemeleriyle Selçuk’a gelerek yeni bir ev yaptı. Yeni eşi Şahine Hanım’ın ailesi Selanik’ten Trakya’ya gelen göçmenlerdendi. 1936’da ağabeyinin askerlik görevi nedeniyle ailece Trakya’dan Selçuk’a taşınmışlardı. Fethi Bey; eşi Şahine Hanım, çocukları Güneş, Gündüz, İbrahim ve Seyhan ile birlikte kim bilir ne güzel ve belki de ne zor günler geçirdiler, İsabey Mah. Eski İzmir Caddesi No:22 adresindeki evde. Bu evde yaşadığı yıllarda Belevi’nde ve son olarak ‘da İsabey ilkokulunda öğretmenlik yaptı Fethi Bey. Selçuk’un meşhur siyasi simalarından eski belediye başkanlarından Ahmet Ferahlı ve Mustafa Cahit Tanman’ın, Doktor Eşref Kırhan’ın da öğretmeni oldu. Selçuk’ta Akıncılar Mescidi diye bildiğimiz tarihi yapı bir dönem Türk Hava Kurumu ve Kızılay Derneği binası olarak kullanılıyordu. Her iki kurumun da başkanlıklarını yürüttü. Ayrıca iyi derecede eski yazı bilmesinin de etkisiyle bir dönem Selçuk Müftülüğü de yaptı. Selçuk’ta yeni bir aile kurmuş yeni görevler edinmişti. Tüm bu yenilerin arasında eski ama onu çok mutlu eden bir şey vardı. Şirince’de oturduğu evin kapsı, Selçuk’taki yeni evinde takılıydı. Kapıyı her açtığında köydeki mutlu yaşamıyla Selçuk’taki anılarını sanki sımsıkı birbirine bağlıyordu. Sirince’de olduğu gibi, Selçukta’da çok sevilen biriydi. Kızları Güneş Hanımın anlatımıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay Selçuk’u ziyaretinde Fethi Hoca’ya “ Hocam Sen Selçuk’ta Heykeli dikilecek adamsın ” demişti. Güneş Hanım şöyle anlatır babasını; “babama çok saygı duyarlardı. Biz mazlumun yazlık sinemasına giderdik. Geç bile kalsak, Fethi hoca gelmeden film başlamazdı. Dedem bize derdi ki; kızım babanız hangi kahveye gelse oturanlar ayağa kalkar, siz niye babanız gelince kalkmıyorsunuz? Gece gündüz kapımızdan gelenler hiç eksik olmazdı. Davası olanlar dava dilekçesi yazdırmaya gelirlerdi.”

İsabey Mahallesindeki o ev, artık çok yorgun, yıkılmak üzere. Oysaki evin en eskilerinden savaşlara göçlere acılara sevinçlere tanıklık etmiş, zarif işlemeli, dar kanatlı pirinç tokmaklı ahşap kapı dimdik ayakta duruyor. Şirince’de Rumlar döneminden beri açılıp kapanmış, birçok sofranın, konu komşu ziyaretlerinin düğünlerin bayramların tanığı olmuş ahşap kapı mübadeleden sonra da Fethi Hocanın ailesiyle tanışmış. Şirince’de ilk eşi ve oğlu ilhanla oturdukları o evde uzun yıllar geçirmiş. Fethi Hoca belediye başkanlığı yaptığı dönemde Köylüyü Selçuk’a taşınmaya ikna etmiş. Tarlaların Selçuk’ta olması köye çıkan yolların zor şartları, hayvanı olmayan köylülerin patikalardan yürüyerek sabah Selçuk’a gidip, aksam köye kilometrelerce yol yürüyerek geri dönmeleri sonucunda ahalinin bir kısmı köyden vazgeçip Selçuk’ta oturmaya karar vermiş. Şirince’de kendilerine verilen evlerin kapı, pencere, yer döşemesi, ahşap gömme dolaplar gibi parçaları sökülerek bu malzemeler Selçuk’ta yeni yapılan evlere can vermiş. Fethi Hoca ‘da Selçuk İsabey Mahallesindeki bu eve, Şirince’den tek bir parça anı getirmişti. Şirinceli ahşap kapıyı. Fethi Hoca’yı anmak isteyen öğrenciler, Şirinceyi özleyen göçmenler, Şirinceli Ahşap kapıyı görmek iterseniz Efes Selçuk Kent Belleği Merkezini ziyaret edebilirsiniz. Ya da belki yolunuz düşmez ziyaret edemezsiniz. Ama Selçuk sokaklarında olur da gezerseniz, kapıların önünden saygıyla geçin. Kim bilir sizin bilmediğiniz o kapılar ne anılarla yüklüdür.

SİTE İÇİ ARAMA

HAVA DURUMU